Bulaşıcı Kötülük : Hain Plan
Ayşe, eski evinden taşınıp yeni dairesine yerleşmişti. Güneşli, ferah ve
sessiz bir apartman dairesi olsa da, genç kadın göründüğü kadar huzurlu
değildi. Kafası hep dış dünyaya, özellikle çevresindeki insanlara
takılmıştı. Kendini güvende hissetmiyordu.
Yalnız yaşayan Ayşe, fazla güvenilir bir tip değildi. Geçmişi karanlık, insanlarla olan ilişkileri ise sorunluydu. Ama buna rağmen, dışarıdan bakıldığında oldukça çekici ve göz alıcı görünüyordu. Yirmili yaşlarının başındaki Ayşe, uzun boylu, ince vücutlu ve düzgün hatları olan bir kadındı. Özellikle de güneşin altında parlayan siyah saçları ve büyüleyici yeşil gözleriyle dikkat çekiyordu.
Ayşe, yeni evine taşındıktan birkaç gün sonra, apartmanın orta yaşlı ev sahibi Mehmet'in dikkatini çekmişti. Mehmet, genç kadının güzelliğine ve şıklığına hayran kalmıştı. Ayşe'yi ilk gördüğü andan itibaren ona karşı güçlü bir istek, hatta takıntılı bir ilgi duymaya başlamıştı.
Mehmet, emekli olmuş, varlıklı ama yalnız bir adamdı. Eşinden yıllar önce ayrılmış, çocukları da başka şehirlerde yaşıyordu. Evinde tek başına geçirdiği günler, Mehmet'in ruhsal açıdan kötü etkilenmesine neden olmuştu. Yeni komşusu Ayşe'nin varlığı ise onun hayatında bir değişim yaratmıştı.
Her gün Ayşe'nin gidip gelmelerini, bazen evsiz biriyle dönüşünü merakla izleyen Mehmet, genç kadının alışkanlıklarını dikkatle takip etmeye başlamıştı. Ayşe'nin sık sık evden ayrılıp ıssız sokaklara gittiğini, evsiz insanlarla görüştüğünü fark etmişti. Bu durum onu hem korkutmuş hem de daha da meraklandırmıştı.
Ayşe, bu evsiz adamlarla neden görüşüyordu? Mehmet, genç kadının davranışlarının altında yatan nedeni anlayabilmek için elinden geleni yapıyordu. Ayşe'nin hayatına daha yakından girmek, onunla ilişki kurmak istiyordu. Ancak Ayşe, bu girişimlere hiç sıcak bakmıyor, Mehmet'e soğuk ve mesafeli davranıyordu.
Günler geçtikçe Mehmet'in takıntısı daha da artmıştı. Ayşe'nin peşini bırakmıyor, onun hareketlerini izlemeyi sürdürüyordu. Genç kadının evsizlerle olan ilişkisinin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyordu. Çünkü Mehmet, Ayşe'nin aslında çok daha tehlikeli bir plan içinde olduğundan henüz habersizdi.
Ayşe, yeni evine taşındıktan birkaç gün sonra, apartmanın orta yaşlı ev sahibi Mehmet'in dikkatini çekmişti. Mehmet, genç kadının güzelliğine ve şıklığına hayran kalmıştı. Ayşe'yi ilk gördüğü andan itibaren ona karşı güçlü bir istek, hatta takıntılı bir ilgi duymaya başlamıştı.
Mehmet, emekli olmuş, varlıklı ama yalnız bir adamdı. Eşinden yıllar önce ayrılmış, çocukları da başka şehirlerde yaşıyordu. Evinde tek başına geçirdiği günler, Mehmet'in ruhsal açıdan kötü etkilenmesine neden olmuştu. Yeni komşusu Ayşe'nin varlığı ise onun hayatında bir değişim yaratmıştı.
Her gün Ayşe'nin gidip gelmelerini, bazen evsiz biriyle dönüşünü merakla izleyen Mehmet, genç kadının alışkanlıklarını dikkatle takip etmeye başlamıştı. Ayşe'nin sık sık evden ayrılıp ıssız sokaklara gittiğini, evsiz insanlarla görüştüğünü fark etmişti. Bu durum onu hem korkutmuş hem de daha da meraklandırmıştı.
Ayşe, bu evsiz adamlarla neden görüşüyordu? Mehmet, genç kadının davranışlarının altında yatan nedeni anlayabilmek için elinden geleni yapıyordu. Ayşe'nin hayatına daha yakından girmek, onunla ilişki kurmak istiyordu. Ancak Ayşe, bu girişimlere hiç sıcak bakmıyor, Mehmet'e soğuk ve mesafeli davranıyordu.
Günler geçtikçe Mehmet'in takıntısı daha da artmıştı. Ayşe'nin peşini bırakmıyor, onun hareketlerini izlemeyi sürdürüyordu. Genç kadının evsizlerle olan ilişkisinin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyordu. Çünkü Mehmet, Ayşe'nin aslında çok daha tehlikeli bir plan içinde olduğundan henüz habersizdi.
Mehmet, genç komşusu Ayşe'nin hareketlerinden şüphelenmeye devam ediyordu. Onun, sık sık evden çıkıp ıssız sokakların karanlık köşelerinde evsizlerle buluşmasını izlemek için elinden geleni yapıyordu.
Bir akşam, Ayşe'nin yine apartmandan ayrıldığını fark eden Mehmet, hemen peşine takıldı. Ayşe'nin adımlarını sessizce takip etti. Genç kadın, belli belirsiz aydınlanan sokak aralarına yöneliyordu. Mehmet, onun bir evsizle buluştuğunu gördü.
Uzaktan izleyen Mehmet, Ayşe'nin yabancı adama yaklaştığını, bir süre konuştuktan sonra adamla beraber apartmanına doğru yürüdüklerini fark etti. Kalbi hızla çarpmaya başlamıştı. Ayşe'nin neden böyle davrandığını, bu adamla ne yapmak istediğini merak ediyordu.
Ayşe ve yabancı adam apartmana girdikten sonra, Mehmet de hızlı adımlarla peşlerinden girdi. Gizlice onları takip ederek, Ayşe'nin dairesine kadar geldi. Kapının aralık olduğunu görünce, sessizce içeri süzüldü ve onları izlemeye başladı.
İçeride, Ayşe ve yabancı adam öpüşüyor, sevişiyordu. Mehmet, gördüklerine inanamıyordu. Bir yandan kalbi kırılmış, diğer yandan da içinde yoğun bir şaşkınlık ve öfke vardı. Nasıl olur da Ayşe, böyle ahlaksız bir şey yapabilirdi?
Mehmet, sakin kalmaya çalışarak izlemeye devam etti. Ayşe ve yabancı adam sevişirken, Mehmet'in içinde kıskançlık ve nefret duyguları kabarıyordu. Nasıl olur da bu güzel kadın, bu sefillerle ilişkiye girebilirdi?
Sevişmeleri bitince, yabancı adam giyinip ayrıldı. Ayşe de üstünü giyinerek kapıya yöneldi. Mehmet, hızla gizlendiği yerden çıkıp Ayşe'nin yolunu kesti.
"Ayşe, ne yapıyorsun sen? Neden böyle şeyler yapıyorsun?" diye sordu Mehmet, elleri titreyerek.
Ayşe, şaşkınlık ve tedirginlik içinde Mehmet'e baktı. "Bu seni ilgilendirmez! Benim özel hayatıma karışma!" diye cevapladı.
"Ama Ayşe, sen... sen bu adamlarla... İlişkiye giriyorsun! Nasıl yaparsın bunu?" diye devam etti Mehmet, sesi titreyerek.
Ayşe, Mehmet'in sözlerini umursamadan kapıya yöneldi. Mehmet, genç kadını kolundan tutarak durdurdu.
"Ayşe, lütfen bana anlat. Neden böyle şeyler yapıyorsun? Bu adam kimdi? Ben... ben seni korumak istiyorum" dedi Mehmet, yalvaran bir ifadeyle.
Ayşe, Mehmet'in elinden kurtulup kapıdan çıktı. Mehmet, çaresizlik içinde genç kadının ardından baktı. Ayşe'nin neden böyle davrandığını, ne yapmak istediğini anlayamamıştı. Ama şu an sadece onun güvenliğini düşünüyordu.
Mehmet, Ayşe'yi takip etmeye karar verdi. Genç kadının ıssız sokaklarda dolaşmasına, evsizlerle ilişkiye girmesine engel olmak istiyordu. Ne pahasına olursa olsun, Ayşe'yi korumak ve onun güvenliğini sağlamak zorundaydı.
Ayşe'nin adımlarını sessizce takip eden Mehmet, onun neden böyle davrandığını anlamaya çalışıyordu. Acaba Ayşe'nin bu davranışlarının arkasında yatan gerçek neden neydi? Mehmet, bunu öğrenmek için elinden geleni yapacaktı.
Bir akşam, Ayşe'nin yine apartmandan ayrıldığını fark eden Mehmet, hemen peşine takıldı. Ayşe'nin adımlarını sessizce takip etti. Genç kadın, belli belirsiz aydınlanan sokak aralarına yöneliyordu. Mehmet, onun bir evsizle buluştuğunu gördü.
Uzaktan izleyen Mehmet, Ayşe'nin yabancı adama yaklaştığını, bir süre konuştuktan sonra adamla beraber apartmanına doğru yürüdüklerini fark etti. Kalbi hızla çarpmaya başlamıştı. Ayşe'nin neden böyle davrandığını, bu adamla ne yapmak istediğini merak ediyordu.
Ayşe ve yabancı adam apartmana girdikten sonra, Mehmet de hızlı adımlarla peşlerinden girdi. Gizlice onları takip ederek, Ayşe'nin dairesine kadar geldi. Kapının aralık olduğunu görünce, sessizce içeri süzüldü ve onları izlemeye başladı.
İçeride, Ayşe ve yabancı adam öpüşüyor, sevişiyordu. Mehmet, gördüklerine inanamıyordu. Bir yandan kalbi kırılmış, diğer yandan da içinde yoğun bir şaşkınlık ve öfke vardı. Nasıl olur da Ayşe, böyle ahlaksız bir şey yapabilirdi?
Mehmet, sakin kalmaya çalışarak izlemeye devam etti. Ayşe ve yabancı adam sevişirken, Mehmet'in içinde kıskançlık ve nefret duyguları kabarıyordu. Nasıl olur da bu güzel kadın, bu sefillerle ilişkiye girebilirdi?
Sevişmeleri bitince, yabancı adam giyinip ayrıldı. Ayşe de üstünü giyinerek kapıya yöneldi. Mehmet, hızla gizlendiği yerden çıkıp Ayşe'nin yolunu kesti.
"Ayşe, ne yapıyorsun sen? Neden böyle şeyler yapıyorsun?" diye sordu Mehmet, elleri titreyerek.
Ayşe, şaşkınlık ve tedirginlik içinde Mehmet'e baktı. "Bu seni ilgilendirmez! Benim özel hayatıma karışma!" diye cevapladı.
"Ama Ayşe, sen... sen bu adamlarla... İlişkiye giriyorsun! Nasıl yaparsın bunu?" diye devam etti Mehmet, sesi titreyerek.
Ayşe, Mehmet'in sözlerini umursamadan kapıya yöneldi. Mehmet, genç kadını kolundan tutarak durdurdu.
"Ayşe, lütfen bana anlat. Neden böyle şeyler yapıyorsun? Bu adam kimdi? Ben... ben seni korumak istiyorum" dedi Mehmet, yalvaran bir ifadeyle.
Ayşe, Mehmet'in elinden kurtulup kapıdan çıktı. Mehmet, çaresizlik içinde genç kadının ardından baktı. Ayşe'nin neden böyle davrandığını, ne yapmak istediğini anlayamamıştı. Ama şu an sadece onun güvenliğini düşünüyordu.
Mehmet, Ayşe'yi takip etmeye karar verdi. Genç kadının ıssız sokaklarda dolaşmasına, evsizlerle ilişkiye girmesine engel olmak istiyordu. Ne pahasına olursa olsun, Ayşe'yi korumak ve onun güvenliğini sağlamak zorundaydı.
Ayşe'nin adımlarını sessizce takip eden Mehmet, onun neden böyle davrandığını anlamaya çalışıyordu. Acaba Ayşe'nin bu davranışlarının arkasında yatan gerçek neden neydi? Mehmet, bunu öğrenmek için elinden geleni yapacaktı.
Mehmet, Ayşe'yi takip etmeyi sürdürüyordu. Genç kadının, yoksulluğa mahkûm evsizlerle ilişkiye girdiğini gördüğü o gece, tüm gerçeği öğrenmesine az kalmıştı.
Ayşe'nin davranışlarının arkasındaki sebebi anlamak için elinden geleni yapan Mehmet, nihayet o korkunç gerçeği öğrenecekti. Ancak bunun bedeli ağır olacaktı.
Bir akşam üzeri, Mehmet yine Ayşe'nin peşine düştü. Genç kadın, yine bilindik sokak aralarına yönelmişti. Mehmet, gözlerini ayırmadan Ayşe'nin her hareketini izliyordu. Sonunda, Ayşe evsiz bir adamla karşılaştı.
İkili, sessizce konuşmaya başladı. Mehmet, uzaktan takip ederek onları dinlemeye çalışıyordu. Ayşe'nin hareketleri onu gittikçe daha da tedirgin ediyordu. Genç kadın, sanki evsiz adama bir şey veriyordu.
Birkaç dakika sonra, Ayşe ve adam ayrıldı. Mehmet, hemen Ayşe'nin peşine takıldı. Genç kadın, apartmanına doğru yürümeye başlamıştı. Mehmet de, peşinden giderek onun dairesine kadar takip etti.
Kapıda, Mehmet gizlice içeri girdi. Ayşe, bir köşede oturmuş, büyük bir ciddiyetle bir şeyler yazmaktaydı. Mehmet, sessizce yaklaşarak onun ne yaptığını görmeye çalıştı.
Birden, Ayşe'nin elindeki kağıdı fark etti. Üzerinde "AIDS" yazılıydı. Mehmet, şok içinde kaldı. Ayşe'nin ne yaptığını anlamıştı.
Genç kadının, evsizlerle ilişkiye girmesinin sebebi ortaya çıkmıştı. Ayşe, kasıtlı olarak onlara AIDS bulaştırmayı amaçlıyordu. Mehmet, bu gerçekle yüzleşince dehşete kapıldı.
"Ayşe... Bunu nasıl yaparsın? Neden böyle bir şey yapıyorsun?" diye sordu Mehmet, elleri titreyerek.
Ayşe, şaşkınlıkla Mehmet'e dönüp baktı. "Sen ne yapıyorsun burada? Beni takip mi ettin?" dedi, sinirli bir sesle.
"Ayşe, lütfen bana anlat. Evsizlere AIDS bulaştırmayı mı planlıyorsun? Neden böyle kötü bir şey yapmak istiyorsun?" diye devam etti Mehmet, anlamaya çalışır bir ifadeyle.
Ayşe, sessizce ona baktı. Yüzündeki ifade kararlı ve karanlıktı. "Neden mi? Çünkü bunu hak ediyorlar. Hepsi zavallı, güçsüz birer sefil. Ölmeyi hak ediyorlar" dedi, soğuk bir sesle.
Mehmet, Ayşe'nin söylediklerinden donup kaldı. Genç kadının, böylesine acımasız ve kötü bir plan içinde olduğunu anlayamamıştı. Ayşe'nin yalnızlık ve yabancılaşma duygularının, onu bu karanlık yola sürüklediğini görememiş, anlamaya çalışmamıştı.
"Ayşe, lütfen. Bu yaptığın çok yanlış. Bu insanlara yardım etmek yerine, onlara zarar vermeyi mi planlıyorsun? Bunu yapamazsın. Lütfen vazgeç" diye yalvardı Mehmet, genç kadına.
Ayşe, soğuk bir şekilde Mehmet'e baktı. "Beni durdurmaya kalkarsan, sana da AIDS bulaştırırım. Sen de ölmeyi hak ediyorsun!" dedi, tehditkâr bir tavırla.
Mehmet, Ayşe'nin sözlerinden dehşete kapıldı. Genç kadının gerçekten de böyle acımasız bir planı olduğuna inanamıyordu. Ayşe'nin bakışlarındaki kararlılık, onu korkutuyordu.
Birden, Ayşe'nin üzerine atılarak onu yere devirdi. Genç kadın çığlık atmaya başladı, ama Mehmet onu susturdu. Sonra, Ayşe'nin üzerine çıkarak ona tecavüz etmeye başladı.
Ayşe, çaresizlik ve korku içinde kıvranıyordu. Mehmet, genç kadını elde etmek ve onun kötü planını durdurmak için bunu yapıyordu. Ancak Mehmet'in de artık kontrol edemediği bir şey vardı: Ayşe'ye bulaşan AIDS virüsü.
Vahşi ve trajik bir son, kaçınılmaz görünüyordu. Mehmet ve Ayşe, kontrollerini tamamen yitirmişlerdi. İkisi de, yaşadıkları olayların farkına varmadan, ölümcül bir hastalıkla karşı karşıya kalmışlardı.
Ayşe'nin davranışlarının arkasındaki sebebi anlamak için elinden geleni yapan Mehmet, nihayet o korkunç gerçeği öğrenecekti. Ancak bunun bedeli ağır olacaktı.
Bir akşam üzeri, Mehmet yine Ayşe'nin peşine düştü. Genç kadın, yine bilindik sokak aralarına yönelmişti. Mehmet, gözlerini ayırmadan Ayşe'nin her hareketini izliyordu. Sonunda, Ayşe evsiz bir adamla karşılaştı.
İkili, sessizce konuşmaya başladı. Mehmet, uzaktan takip ederek onları dinlemeye çalışıyordu. Ayşe'nin hareketleri onu gittikçe daha da tedirgin ediyordu. Genç kadın, sanki evsiz adama bir şey veriyordu.
Birkaç dakika sonra, Ayşe ve adam ayrıldı. Mehmet, hemen Ayşe'nin peşine takıldı. Genç kadın, apartmanına doğru yürümeye başlamıştı. Mehmet de, peşinden giderek onun dairesine kadar takip etti.
Kapıda, Mehmet gizlice içeri girdi. Ayşe, bir köşede oturmuş, büyük bir ciddiyetle bir şeyler yazmaktaydı. Mehmet, sessizce yaklaşarak onun ne yaptığını görmeye çalıştı.
Birden, Ayşe'nin elindeki kağıdı fark etti. Üzerinde "AIDS" yazılıydı. Mehmet, şok içinde kaldı. Ayşe'nin ne yaptığını anlamıştı.
Genç kadının, evsizlerle ilişkiye girmesinin sebebi ortaya çıkmıştı. Ayşe, kasıtlı olarak onlara AIDS bulaştırmayı amaçlıyordu. Mehmet, bu gerçekle yüzleşince dehşete kapıldı.
"Ayşe... Bunu nasıl yaparsın? Neden böyle bir şey yapıyorsun?" diye sordu Mehmet, elleri titreyerek.
Ayşe, şaşkınlıkla Mehmet'e dönüp baktı. "Sen ne yapıyorsun burada? Beni takip mi ettin?" dedi, sinirli bir sesle.
"Ayşe, lütfen bana anlat. Evsizlere AIDS bulaştırmayı mı planlıyorsun? Neden böyle kötü bir şey yapmak istiyorsun?" diye devam etti Mehmet, anlamaya çalışır bir ifadeyle.
Ayşe, sessizce ona baktı. Yüzündeki ifade kararlı ve karanlıktı. "Neden mi? Çünkü bunu hak ediyorlar. Hepsi zavallı, güçsüz birer sefil. Ölmeyi hak ediyorlar" dedi, soğuk bir sesle.
Mehmet, Ayşe'nin söylediklerinden donup kaldı. Genç kadının, böylesine acımasız ve kötü bir plan içinde olduğunu anlayamamıştı. Ayşe'nin yalnızlık ve yabancılaşma duygularının, onu bu karanlık yola sürüklediğini görememiş, anlamaya çalışmamıştı.
"Ayşe, lütfen. Bu yaptığın çok yanlış. Bu insanlara yardım etmek yerine, onlara zarar vermeyi mi planlıyorsun? Bunu yapamazsın. Lütfen vazgeç" diye yalvardı Mehmet, genç kadına.
Ayşe, soğuk bir şekilde Mehmet'e baktı. "Beni durdurmaya kalkarsan, sana da AIDS bulaştırırım. Sen de ölmeyi hak ediyorsun!" dedi, tehditkâr bir tavırla.
Mehmet, Ayşe'nin sözlerinden dehşete kapıldı. Genç kadının gerçekten de böyle acımasız bir planı olduğuna inanamıyordu. Ayşe'nin bakışlarındaki kararlılık, onu korkutuyordu.
Birden, Ayşe'nin üzerine atılarak onu yere devirdi. Genç kadın çığlık atmaya başladı, ama Mehmet onu susturdu. Sonra, Ayşe'nin üzerine çıkarak ona tecavüz etmeye başladı.
Ayşe, çaresizlik ve korku içinde kıvranıyordu. Mehmet, genç kadını elde etmek ve onun kötü planını durdurmak için bunu yapıyordu. Ancak Mehmet'in de artık kontrol edemediği bir şey vardı: Ayşe'ye bulaşan AIDS virüsü.
Vahşi ve trajik bir son, kaçınılmaz görünüyordu. Mehmet ve Ayşe, kontrollerini tamamen yitirmişlerdi. İkisi de, yaşadıkları olayların farkına varmadan, ölümcül bir hastalıkla karşı karşıya kalmışlardı.
Mehmet, Ayşe'nin üzerinden yavaşça kalktı. Genç kadın, korkuyla titreyerek yerdeydi. Mehmet ise, yaptığı şeyden dolayı pişmanlık ve korku içindeydi. Ayşe'nin evsizlere AIDS bulaştırmak istediğini öğrendiği için, onu elde etmek adına ona tecavüz etmişti. Ama şimdi, kendisinin de aynı hastalığa yakalanma ihtimali onu korkutuyordu.
Mehmet, yorgun adımlarla kalktı ve duvardaki yazıyı okumaya başladı. Ayşe'nin, evsizlere dağıttığı kağıtlarda "AIDS" yazıyordu. Mehmet, kendi başının bu belaya girdiğini anladı. Genç kadının kötü niyetli planı başarılı olmuştu.
Mehmet, şokun etkisiyle kendini kaybetmiş gibiydi. Ayşe'nin neden böyle acımasız bir şey yaptığını, kendisini de neden tehlikeye attığını anlayamıyordu. Aslında bunun arkasında yatan nedenler, Ayşe'nin geçmişiyle ve yalnızlığıyla bağlantılıydı. Ama Mehmet bunu fark edememişti.
Genç kadın, sessizce yerinden kalktı ve hızla odadan çıkıp gitti. Mehmet, ona engel olmaya çalışmadı. Artık Ayşe'nin güvenliğini düşünmeye gerek kalmamıştı. Çünkü kendisi, Ayşe'nin kötü niyetinin kurbanı olmuştu.
Ayşe, evden ayrılırken hayli sarsılmıştı. Mehmet'in kendisine tecavüz etmesi, onun üzerinde derin bir etki bırakmıştı. Bir yandan Mehmet'in saldırısından kurtulduğu için rahatlamış, diğer yandan da korkudan ve pişmanlıktan titriyordu.
Ayşe, yaptıklarının ne kadar korkunç olduğunu şimdi daha iyi anlıyordu. Evsizlere AIDS bulaştırmak isteyerek, onlara acı ve ölüm getirmek istemişti. Ama bu planının ortaya çıkmasıyla, artık her şeyin kontrolünden çıktığını fark etmişti.
Genç kadın, hızla sokağa çıktı. Hedefi, yaptığı kötülüklere son vermek, planını iptal etmekti. Ama içinde bir ses, ona farklı bir şey söylüyordu. "Artık çok geç. Yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorundasın."
Ayşe, karanlık sokaklarda koşarak ilerliyordu. Zihnindeki sesler, onu durdurmuyordu. Kaçmak, her şeyden uzaklaşmak istiyordu. Ama artık her şey çok geçti.
Mehmet, Ayşe'nin ardından baktı. Genç kadın, kapıdan çıkarken geride kocaman bir boşluk bırakmıştı. Mehmet, yalnız ve çaresiz hissediyordu. Ayşe'nin onu neden tehlikeye attığını, kendisinin de nasıl bu duruma geldiğini anlayamıyordu.
Mehmet, duvardaki yazıyı bir kez daha okudu. Artık gerçeği kabul etmeliydi. O da, Ayşe'nin kurbanı olmuştu. AIDS virüsüne yakalanmıştı. Bunun anlamı, ölüm demekti.
Mehmet, duvara yaslanarak yere çöktü. Elleri titriyordu, gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Neden Ayşe böyle bir şey yapmıştı? Neden onu da bu duruma sokmuştu? Daha da önemlisi, artık kendisini de bekleyen korkunç son neydi?
Genç kadının acımasız ve yıkıcı planının sonuçları, Mehmet'in de başına gelmişti. O da, evsizlerin çektiği acıları paylaşmak zorunda kalacaktı. Ayşe'nin kötü niyetli eylemleri, trajik bir şekilde Mehmet'i de yok etmişti.
Mehmet, umutsuzluk içinde kendini kaybetmişti. Ayşe'nin peşinden giderek onu korumak istemişti, ama sonuçta kendisi de felakete sürüklenmişti. Artık her şey çok geçti. Mehmet, kendi ölümünü beklemekten başka seçeneği kalmamıştı.
Genç kadının kötü niyetli planı, trajik bir şekilde Mehmet'in de başına gelmişti. İki karakterin çatışması, iki insanın da yıkımıyla sonuçlanmıştı. Ayşe'nin acımasızlığı, Mehmet'in de sonunu getirmişti. Böylece, kasvetli ve umutsuz bir hikaye tamamlanmıştı.
Mehmet, yorgun adımlarla kalktı ve duvardaki yazıyı okumaya başladı. Ayşe'nin, evsizlere dağıttığı kağıtlarda "AIDS" yazıyordu. Mehmet, kendi başının bu belaya girdiğini anladı. Genç kadının kötü niyetli planı başarılı olmuştu.
Mehmet, şokun etkisiyle kendini kaybetmiş gibiydi. Ayşe'nin neden böyle acımasız bir şey yaptığını, kendisini de neden tehlikeye attığını anlayamıyordu. Aslında bunun arkasında yatan nedenler, Ayşe'nin geçmişiyle ve yalnızlığıyla bağlantılıydı. Ama Mehmet bunu fark edememişti.
Genç kadın, sessizce yerinden kalktı ve hızla odadan çıkıp gitti. Mehmet, ona engel olmaya çalışmadı. Artık Ayşe'nin güvenliğini düşünmeye gerek kalmamıştı. Çünkü kendisi, Ayşe'nin kötü niyetinin kurbanı olmuştu.
Ayşe, evden ayrılırken hayli sarsılmıştı. Mehmet'in kendisine tecavüz etmesi, onun üzerinde derin bir etki bırakmıştı. Bir yandan Mehmet'in saldırısından kurtulduğu için rahatlamış, diğer yandan da korkudan ve pişmanlıktan titriyordu.
Ayşe, yaptıklarının ne kadar korkunç olduğunu şimdi daha iyi anlıyordu. Evsizlere AIDS bulaştırmak isteyerek, onlara acı ve ölüm getirmek istemişti. Ama bu planının ortaya çıkmasıyla, artık her şeyin kontrolünden çıktığını fark etmişti.
Genç kadın, hızla sokağa çıktı. Hedefi, yaptığı kötülüklere son vermek, planını iptal etmekti. Ama içinde bir ses, ona farklı bir şey söylüyordu. "Artık çok geç. Yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorundasın."
Ayşe, karanlık sokaklarda koşarak ilerliyordu. Zihnindeki sesler, onu durdurmuyordu. Kaçmak, her şeyden uzaklaşmak istiyordu. Ama artık her şey çok geçti.
Mehmet, Ayşe'nin ardından baktı. Genç kadın, kapıdan çıkarken geride kocaman bir boşluk bırakmıştı. Mehmet, yalnız ve çaresiz hissediyordu. Ayşe'nin onu neden tehlikeye attığını, kendisinin de nasıl bu duruma geldiğini anlayamıyordu.
Mehmet, duvardaki yazıyı bir kez daha okudu. Artık gerçeği kabul etmeliydi. O da, Ayşe'nin kurbanı olmuştu. AIDS virüsüne yakalanmıştı. Bunun anlamı, ölüm demekti.
Mehmet, duvara yaslanarak yere çöktü. Elleri titriyordu, gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Neden Ayşe böyle bir şey yapmıştı? Neden onu da bu duruma sokmuştu? Daha da önemlisi, artık kendisini de bekleyen korkunç son neydi?
Genç kadının acımasız ve yıkıcı planının sonuçları, Mehmet'in de başına gelmişti. O da, evsizlerin çektiği acıları paylaşmak zorunda kalacaktı. Ayşe'nin kötü niyetli eylemleri, trajik bir şekilde Mehmet'i de yok etmişti.
Mehmet, umutsuzluk içinde kendini kaybetmişti. Ayşe'nin peşinden giderek onu korumak istemişti, ama sonuçta kendisi de felakete sürüklenmişti. Artık her şey çok geçti. Mehmet, kendi ölümünü beklemekten başka seçeneği kalmamıştı.
Genç kadının kötü niyetli planı, trajik bir şekilde Mehmet'in de başına gelmişti. İki karakterin çatışması, iki insanın da yıkımıyla sonuçlanmıştı. Ayşe'nin acımasızlığı, Mehmet'in de sonunu getirmişti. Böylece, kasvetli ve umutsuz bir hikaye tamamlanmıştı.

Hiç yorum yok: