Ceren : Aşkın İlk Adımı

 


Ceren elinde bardağı sıktı. Kalp atışları hızlanmıştı. Bu kadar korkmamıştı, en azından kendine itiraf etmiyordu. Uzun zamandan beri ilk kez randevuya gidecekti. İçi karışıktı, bir yandan merak ederken, bir yandan da korku ve tereddütlerle boğuşuyordu. Son ilişkisi acı dolu bir ayrılıkla sona ermişti. Artık ilişkilere güvenmiyor, yeniden hayal kırıklığına uğramaktan korkuyordu.



Yine de kendini bu duruma attırdı. Sonuçta hayat devam ediyordu. Yaşamak, yeni insanlarla tanışmak, yeni deneyimler yaşamak zorundaydı. Kendini sürekli acıdan ve yalnızlıktan kurtarmak için çabaladı. İşte bu nedenle buradaydı, bir restoranda, avukat olduğunu söyleyen bir adamla yemek yiyecekti.



Ceren yemek siparişi vermek için gelen garsonu görünce hafifçe irkildi. Bugün aklı epey dağınıktı, bu randevuya gelirken bile birkaç kez yolu şaşırmıştı. Garsona gülümsemeyi denedi ama bu oldukça zordu, çünkü yüzü endişe ve korku ifadesiyle kaskatı kesilmişti.



"İyi akşamlar. Ne alırsınız?" dedi garson kibar bir şekilde.



Ceren boğazını temizledi. "Mm, biraz zaman isteyebilir miyim? Henüz karar vermedim." dedi ağır ağır.



"Tabii, alın zamanınızı. Ben birkaç dakika sonra geri gelirim." dedi garson anlayışla.



Ceren bir an için rahatladı. En azından bu garson nazik ve anlayışlıydı. Belki de onunla konuşup biraz sakinleşebilirdi. Ama karşısında oturan adam, onun tüm dikkatini çekiyordu. Orta yaşlı, karizmatik görünümlü, kendinden emin bir iş adamı olan avukat, Ceren'in huzurunu kaçırıyordu.



Ceren, avukatın gözlerinin içine bakamıyordu. Ağır ağır konuşmaya başladı. "Beni kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Doğrusu biraz gerginim, uzun zaman sonra ilk kez bir randevuya gidiyorum."



Avukat, Ceren'in bu sözleri üzerine kaşlarını çattı. "Demek ki tecrübeniz yok. Peki, neden böyle bir riski göze aldınız?" dedi sert bir tonla.



Ceren, avukatın sert bakışlarına maruz kaldı. Yüzündeki endişe ifadesi daha da derinleşti. "Ben, yani... Hayatıma yeni bir yön vermek istedim. Ayrılığın ardından biraz kendimi toparlayamadım ve..." diye kekeledi.



Avukat başını iki yana salladı. "Ayrılık mı? Hmm, anlıyorum. Peki, nasıl bir ilişkiydi sizinkisi? Anladığım kadarıyla çok da iyi gitmemiş." dedi alaycı bir gülümsemeyle.



Ceren kendini daha da küçük hissetti. Avukatın sergilediği tutum, onu utandırıyor ve rahatsız ediyordu. Onun sert ve yargılayıcı yaklaşımı karşısında, kendini savunmakta zorlanıyordu. "Ben... Ben aslında konuşmak istemiyorum. Belki de bu yemek fikri yanlıştı." dedi umutsuzca.



Avukat ise umursamaz bir şekilde devam etti. "Doğru, hayatınızın geçmişiyle uğraşmaktansa, geleceğinize odaklanın daha iyi olur. Peki, ne iş yapıyorsunuz siz?"



Ceren, avukatın sorularına karşılık vermekte zorlanıyordu. Kendini savunmak yerine daha da içine kapanmıştı. Küçük düşürülmekten korkuyordu. Son ilişkisindeki hayal kırıklığı, ona güvenmemesine neden olmuştu. "Ben... Ben şu an çalışmıyorum aslında. Biraz... Biraz kendimi toparlama süreci içindeyim." dedi utançla.



Avukat ise alaycı bir şekilde güldü. "Yani işsizsiniz öyle mi? Bana göre iyi bir ilişki yaşayabilmek için önce kendinizi düzene sokmanız gerekiyor. İyi bir kariyer, ekonomik bağımsızlık, kendine güven... Bunlar olmadan olmuyor."



Ceren'in gözleri dolmaya başladı. Avukatın sözleri onu derinden incitiyordu. Kendini değersiz hissetmeye başlamıştı. Sanki bütün hatalar onun gibiydi. Ayrılık acısı içinde bocalarken, bu darbeyi daha fazla kaldıramayacaktı.



Garson o sırada geri geldi. Ceren'in yüzündeki ifadeyi fark edince kaşlarını çattı. "Efendim, her şey yolunda mı?" diye sordu endişeyle.



Ceren, garsona minnettarlık dolu bir bakış attı. "Evet, evet. Teşekkür ederim. Ben... Biraz daha düşünmem gerekiyor. Belki başka bir zaman buluşabiliriz." dedi avukata.



Avukat umursamaz bir tavırla omuz silkti. "Peki, tamamdır o zaman. İyi akşamlar." dedi ve hızla kalktı.



Ceren, avukatın gidişini izledi. Yanaklarından süzülen gözyaşlarını silmeye çalıştı. Garsonun anlayışlı bakışları onu teselli ediyordu. Belki de yeni bir başlangıç yapma şansı olabilirdi. Ama şu an, sadece ayrılığın acısıyla yüzleşmek istiyordu. 


Ceren, avukatın sert bakışları altında gittikçe daha da küçülüyordu. Onun alaycı ve küçümseyen tavrı, Ceren'in tüm benliğini sarsmıştı. Ayrılığın acısı yeterince ağırdı, şimdi de bu adamın sözleri ona ağır gelmişti.



Garson, Ceren'in yüzündeki endişeli ifadeyi fark edince bir an duraksadı. "Efendim, güzel bir gece geçirmenizi diliyorum. Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirim, lütfen çekinmeden söyleyin." dedi nazikçe.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Teşekkür ederim. Aslında... Belki biraz konuşmak istiyorum, eğer izniniz olursa." dedi çekinerek.



Garson gülümsedi. "Tabii ki, rica ederim. Size biraz zaman ayırabilirim." dedi ve sandalyesini çekerek Ceren'in yanına oturdu.



Ceren, boğazındaki yumruyu güçlükle yutkundu. "Bilirsiniz, uzun zamandır ilk kez bir randevuya geldim. Ama şu an... Şu an kendimi hiç de iyi hissetmiyorum." dedi ukalalık etmemeye çalışarak.



Garson, Ceren'in sözlerini dikkatle dinledi. "Anlıyorum. Geçmişte neler yaşadığınızı bilmiyorum ama şu an kendinizi kötü hissetmenize üzüldüm. Umarım yardımcı olabilirim." dedi samimiyetle.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Teşekkür ederim. Aslında... Aslında bir avukatla buluştum, ama onun... Onun sözleri beni oldukça yaraladı." dedi acı dolu bir ifadeyle.



Garson kaşlarını çattı. "Sizi ne şekilde yaraladı ki? Anlayamadım." dedi merakla.



Ceren, başını önüne eğdi. "Beni... Beni değersiz hissettirdi. Hataların hep benim olduğunu, kendimi düzene sokmam gerektiğini söyledi. Sanki ben beceriksiz, çaresiz birisiyim." dedi buruk bir gülüşle.



Garson, Ceren'in gözlerindeki yaşları fark edince yüreği sızladı. "Böyle konuşması hiç de uygun değil. Sizi gördüğümden beri, sıcak ve güzel bir insan olduğunuzu hissettim. Başınıza neler gelmiş olabilir bilmiyorum ama burada sizi yargılayan değil, anlayan biri var." dedi samimi bir şekilde.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. Onun nazik ve anlayışlı tavrı karşısında, kendini biraz olsun rahatlamış hissediyordu. "Teşekkür ederim. Uzun zamandır güvenmekte zorlanıyorum insanlara. Son ilişkim çok kötü bitti... Ayrılığın acısı hala içimde." dedi sessizce.



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Ayrılık gerçekten çok ağır bir yük olabiliyor. Ama zamanla yaraların kapanacağına emin olabilirsiniz. Önemli olan, kendinize verdiğiniz değerin farkına varmanız." dedi ısrarla.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Beni tanımıyorsunuz ama bana bu kadar destek olduğunuz için çok teşekkür ederim." dedi içtenlikle.



Garson gülümsedi. "Rica ederim. Bunu yapmaktan mutluluk duyuyorum. Hiç kimse hak etmediği şekilde aşağılanmamalı. Siz güçlü ve değerli bir insansınız, buna inanmanız gerekiyor." dedi kararlıca.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. Onun sıcak ve samimi yaklaşımı, Ceren'in yüreğine su serpiyordu. Belki de hala umut vardı. Belki de yeni başlangıçlar yapma şansı bulabilirdi.



Garson birden doğruldu. "Aslında bana siparişinizi söylerseniz, sizi eğlenceli bir şeyler ikram edebilirim. Biraz keyfiniz yerine gelsin." dedi yumuşak bir sesle.



Ceren, garsona güven dolu bir bakış attı. "Peki, o zaman bana bir kase çorba ve bir dilim kek getirebilir misiniz?" dedi hafif bir gülümsemeyle.



Garson hızlıca ayağa kalktı. "Tabii ki, getiriyorum hemen." dedi ve hızla mutfağa yöneldi.



Ceren, garsonu izledi. Onun samimiyeti ve anlayışı, Ceren'in yüreğini ısıtmıştı. Belki de burada, bu restoranda, yeni bir başlangıç yapma şansı bulabilirdi. Avukatın sert eleştirileri hala kulaklarında çınlıyordu ama, garsonun desteği sayesinde, kendine olan güvenini yeniden kazanmaya başlıyordu.



Garson, siparişi getirirken gülümsüyordu. "İşte buyurun, umarım beğenirsiniz." dedi neşeyle.



Ceren, dokunmatik bardağını aldı ve garsona baktı. "Doğrusu çok teşekkür ederim. Sizin gibi birisinin desteğiyle kendimi biraz daha iyi hissediyorum." dedi içtenlikle.



Garson elini kaldırıp Ceren'in omzuna hafifçe dokundu. "Rica ederim. Beni mutlu ettiniz, gülümsemenizi görmek. Şimdi biraz kendinize odaklanın, her şey yoluna girecek, göreceksiniz." dedi ısrarla.



Ceren, garsonu daha da yakından inceledi. Onun sıcak ve samimi tavrına karşı kendini açmaya başlamıştı. Belki de burada, yeni bir başlangıç için bir şans bulabilirdi.



Garson, bir an duraksadı. "Bir de size bir öneri sunabilirim, eğer isterseniz?" dedi çekinerek.



Ceren merakla başını kaldırdı. "Tabii, lütfen." dedi.



Garson, Ceren'in gözlerine baktı. "Bu akşamki randevunuz iyi geçmedi ama, belki başka bir gün benimle yemek yemek isterseniz? Ben sizi daha iyi tanımak ve size destek olmak isterim." dedi yüzünde ufak bir gülümsemeyle.



Ceren, garsona hayret dolu bir bakış attı. Bu beklenmedik teklif karşısında, bir an şaşırmıştı. Ama hemen ardından, yüzünde bir gülümseme belirdi. Belki de burada, yeni bir umut bulabilirdi.



"Evet, bunu çok isterim." dedi içten bir ifadeyle.


Ceren, garsonu dikkatle izledi. Onun samimi tavırları, Ceren'in yüreğine umut serpiyordu. Belki de burada, yeni bir başlangıç için bir fırsat bulabilirdi.



Garson, siparişi getirirken gülümsüyordu. "İşte buyurun, umarım beğenirsiniz." dedi neşeyle.



Ceren, dokunmatik bardağını aldı ve garsona baktı. "Doğrusu çok teşekkür ederim. Sizin gibi birisinin desteğiyle kendimi biraz daha iyi hissediyorum." dedi içtenlikle.



Garson elini kaldırıp Ceren'in omzuna hafifçe dokundu. "Rica ederim. Beni mutlu ettiniz, gülümsemenizi görmek. Şimdi biraz kendinize odaklanın, her şey yoluna girecek, göreceksiniz." dedi ısrarla.



Ceren, garsonu daha da yakından inceledi. Onun sıcak ve samimi tavrına karşı kendini açmaya başlamıştı. Belki de burada, yeni bir başlangıç için bir şans bulabilirdi.



Garson, bir an duraksadı. "Bir de size bir öneri sunabilirim, eğer isterseniz?" dedi çekinerek.



Ceren merakla başını kaldırdı. "Tabii, lütfen." dedi.



Garson, Ceren'in gözlerine baktı. "Bu akşamki randevunuz iyi geçmedi ama, belki başka bir gün benimle yemek yemek isterseniz? Ben sizi daha iyi tanımak ve size destek olmak isterim." dedi yüzünde ufak bir gülümsemeyle.



Ceren, garsona hayret dolu bir bakış attı. Bu beklenmedik teklif karşısında, bir an şaşırmıştı. Ama hemen ardından, yüzünde bir gülümseme belirdi. Belki de burada, yeni bir umut bulabilirdi.



"Evet, bunu çok isterim." dedi içten bir ifadeyle.



Garson, Ceren'in yanına oturdu. "Mükemmel! Peki, ne zaman uygun olur sizin için?" diye sordu heyecanla.



Ceren, derin bir nefes aldı. "Bilmiyorum, açıkçası. Şu an aklım epey karışık." dedi çekinerek.



Garson, anlayışla başını salladı. "Tamam, koşullarınızı anlıyorum. Öyleyse size birkaç gün sonraya bir öneri yapabilirim, nasıl olur?" dedi.



Ceren, hafifçe gülümsedi. "Evet, çok güzel olur. Teşekkür ederim." dedi.



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Rica ederim. Beni mutlu ettiniz, gerçekten. Umarım bu görüşmemiz sizin için de iyi olur." dedi umutla.



Ceren, garsonu dikkatle süzdü. Onun sıcak ve samimi tavrı, Ceren'in yüreğine dokunuyordu. Uzun zamandır ilk kez, kendini değerli ve anlaşılmış hissediyordu.



Garson, Ceren'in yanına bıraktığı dokunmatik kağıdını geri verdi. "Tabii, benim de size bir öneri var. Burada yalnız kalmak istemiyorsanız, sizi biraz daha rahatlatabilirim. Isterseniz size eşlik edebilirim." dedi çekinerek.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Çok naziksiniz. Evet, eğer rahatsız etmiyorsam, biraz daha konuşmak isterim." dedi.



Garson, hevesle başını salladı. "Hiç rahatsız etmezsiniz, aksine beni mutlu ediyorsunuz. Lütfen, size ayırdığım zamanı kullanın." dedi.



Ceren, çorbasından bir kaşık aldı. Yüzündeki gergin ifade gitgide yumuşuyordu. Garsonun sıcak ve samimi tavrı, onu rahatlatmıştı.



"Bilirsiniz, uzun zamandır ilk kez bir randevuya geldim. Ve ne yazık ki, bu akşam iyi geçmedi." dedi öykülemeye başlayarak.



Garson, anlayışla başını salladı. "Evet, fark ettim. Avukatın sözleri sizi incitmiş gibi görünüyordu. Ama merak etmeyin, eminim ki bunun üstesinden gelebilirsiniz." dedi umutlu bir ifadeyle.



Ceren, iç çekti. "Belki de çok cesur davrandım. Son ilişkim çok acılı bitmişti, yeni bir başlangıç yapmaktan korkuyorum." dedi üzüntüyle.



Garson, elini uzatıp Ceren'in elini sıktı. "Anladığım kadarıyla, geçmişte sizi çok kırmışlar. Ama hayat, yeni başlangıçlar yapmak için bize fırsat veriyor. Üzülmeyin, sizi anlıyorum." dedi yumuşak bir sesle.



Ceren, garsona minnettarlık dolu bir bakış attı. "Siz beni tanımıyorsunuz ama, bana bu kadar destek olmanız gerçekten değerli. Teşekkür ederim." dedi içtenlikle.



Garson gülümsedi. "Rica ederim. Beni mutlu eden, size destek olabilmem. Aslında, belki de size birkaç öneri yapabilirim, eğer isterseniz." dedi çekinerek.



Ceren, merakla başını kaldırdı. "Lütfen, duyayım." dedi.



Garson, Ceren'in gözlerine baktı. "Öncelikle, geçmişinizle barışık olmanız önemli. Ayrılığın acısını atlatmanız için zamana ihtiyacınız var ve bu tamamen normal. Ama aynı zamanda, yeni insanlarla tanışmak da size iyi gelecektir." dedi emin bir şekilde.



Ceren, garsonu dikkatle dinliyordu. Onun söyledikleri, Ceren'in içindeki umudu besliyor gibiydi.



Garson devam etti. "Ayrıca, kendinize güven duymaya başlamanız çok önemli. Sizi değersiz hissettiren o adamın sözleri, sizin gerçek değerinizi yansıtmıyor. Siz güçlü ve değerli bir insansınız, buna inanmanız gerekiyor." dedi ısrarla.



Ceren, garsona minnettar bir bakış attı. "Beni tanımadan bana bu kadar destek olmanız... Gerçekten çok duygulandırıcı." dedi yumuşak bir sesle.



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Lütfen, kendinizi değersiz hissetmeyin. Siz benim gözümde çok özel birisiniz. Bugün size destek olabildiysem ne mutlu bana." dedi içten bir şekilde.



Ceren, gözlerindeki yaşları silmeye çalıştı. Garsonu ilk kez gördüğü halde, ona bu kadar güvenebilmesi onu şaşırtmıştı. "Siz gerçekten çok iyi biriysiniz. Eğer bugün burada olmasaydınız, belki de çok daha kötü hissederdim." dedi minnettarlıkla.



Garson, Ceren'i kucaklar gibi sarmaladı. "Beni mutlu ediyorsunuz. Lütfen kendinize inanın ve yeni başlangıçlar yapmaktan korkmayın. Ben her zaman buradayım, size destek olmak için." dedi cana yakın bir şekilde.



Ceren, garsonu sımsıkı sarmaladı. Uzun zamandır ilk kez, kendini güvende hissediyordu. Belki de burada, yeni bir umut bulabilirdi.



Bölüm 4'e geçmek için hazırdı artık. Garsonun sıcak ve samimi desteği sayesinde, kendine olan güvenini yeniden kazanmaya başlamıştı. Ayrılığın acısını atlatmak için ilk adımları atmıştı. Şimdi ise, hayatına yeni bir yön vermenin zamanı gelmişti.



Ceren, garsonu sımsıkı sarmaladı. Uzun zamandır ilk kez, kendini bu kadar güvende hissediyordu. Garsonun sıcak ve anlayışlı desteği, ona yeni bir umut ışığı sunuyordu.



Garson, Ceren'i nazikçe kollarından çekerek gülümsedi. "Endişelenmeyin, her şey yoluna girecek. Sadece kendinize inanmanız ve değer vermeniz yeterli." dedi ısrarla.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Beni tanımıyorsunuz ama bana gösterdiğiniz destek gerçekten çok değerli. Son zamanlarda kendimi bu kadar anlaşılmış hissetmemiştim." dedi içten bir ifadeyle.



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Rica ederim, bunun için teşekkür etmenize gerek yok. Sizin gibi iyi bir insana yardım etmekten mutluluk duyuyorum." dedi gülümseyerek.



Ceren, garsonun sözleri karşısında içi ısınmıştı. Uzun zamandır ilk kez, kendini değerli ve anlaşılmış hissediyordu. Avukatın sert eleştirileri hala kulaklarında çınlıyordu ama, şimdi onları görmezden gelebiliyordu.



Garson, Ceren'in çorbasından bir kaşık alarak önüne uzattı. "Lütfen, biraz daha yiyin. Size iyi gelecektir." dedi nazikçe.



Ceren, garsonun gözlerine bakarak çorbadan bir yudum aldı. Sıcaklığı, bedenine yayılırken, içindeki ağırlık biraz daha hafiflemiş gibi hissediyordu.



"Gerçekten teşekkür ederim. Bugün buraya geldiğimde, sonucunun böyle olacağını hiç tahmin etmemiştim. Ama siz... Siz bana umut ve cesaret verdiniz." dedi minnettarlıkla.



Garson, Ceren'in elini sıkarak gülümsedi. "Bunu duymak beni çok mutlu ediyor. Lütfen kendinize güvenmeye başlayın. Geçmişte ne yaşadığınızı bilmiyorum ama, yeni bir başlangıç yapmaya hazır olduğunuzu hissediyorum."



Ceren, garsonun sözleri karşısında içinden bir umut ışığı doğduğunu hissetti. Belki de gerçekten yeni bir sayfa açabilirdi. Ama bunun için önce geçmişin izlerini silmesi gerekiyordu.



"Ayrılık, gerçekten çok ağır bir yük oldu benim için. Son ilişkim, beni derinden yaralamıştı. Güvenmeyi, sevilmeyi unuttum neredeyse." dedi sessizce.



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Anlıyorum. Ayrılıklar çok acı verici olabilir. Ama kafanızdaki tüm o olumsuz düşünceleri yavaş yavaş silmeye başlamalısınız. Siz değerli ve güçlü bir insansınız, buna inanmalısınız." dedi ısrarla.



Ceren, garsonun sözlerini dikkatle dinliyordu. Onun samimi ve cesaret verici tavrı, Ceren'i gittikçe daha da rahatlatıyordu.



"Belki de haklısınız. Kendimi değersiz hissettiren o avukatın sözlerini de zamanla unutabilirim. Artık yeni bir başlangıç yapmak istiyorum." dedi kararlı bir ifadeyle.



Garson, Ceren'in omzuna hafifçe dokundu. "İşte tam da bunu duymak istiyordum. Yeni bir sayfa açmanın tam zamanı. Hem, en azından benimle yemek yemek ister misiniz?" dedi gülümseyerek.



Ceren, garsonun teklifine karşılık gülümsedi. "Evet, elbette. Sizinle tanışmak ve sohbet etmek isterim. Bana bugün gösterdiğiniz destek için çok minnettarım."



Garson, neşeyle doğruldu. "Mükemmel! O zaman hemen gidip güzel bir yemek söyleyeyim." dedi ve mutfağa yöneldi.



Ceren, garsonu izlerken içini kaplayan huzuru hissediyordu. Uzun zamandır ilk kez, kendini bu kadar rahat ve değerli hissetmişti. Avukatın sert eleştirileri ise artık çok uzakta kalmıştı.



Garson, siparişleri getirirken gülümsüyordu. "İşte buyurun, eminim ki çok beğeneceksiniz." dedi neşeyle.



Ceren, derin bir nefes alarak yemekten bir parça aldı. Lezzetli ve sıcaklığıyla içini ısıtan yemek, onun ruhuna da iyi geliyordu.



"Gerçekten çok lezzetli. Hem de harika bir atmosfer. Sanırım burası artık sevdiğim bir mekân olacak." dedi içten bir ifadeyle.



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Beni çok mutlu ettiniz. Yeni bir başlangıç yapmak istediğinizi duyduğuma sevindim. Sizin gibi iyi kalpli bir insana yeni umutlar diliyorum." dedi samimiyetle.



Ceren, garsona minnettar bir bakış attı. "Siz olmasaydınız, belki de bugün buradan çok daha kötü ayrılırdım. Ama siz bana güven ve cesaret verdiniz. Sizinle tanışmak, gerçekten çok iyi oldu benim için."



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Rica ederim, bunu yapmaktan mutluluk duyuyorum. Umarım bundan sonraki hayat yolculuğunuzda hep yanınızda olabilirim." dedi içtenlikle.



Ceren, garsonun sözlerini dikkatle dinliyordu. Onun samimi ve destekleyici tavrı, Ceren'in yüreğini ısıtıyordu. Belki de burası, yeni bir başlangıç için mükemmel bir yer olabilirdi.



Garson, Ceren'in boş kadehi doldurdu. "Lütfen, biraz daha içecek alın. Sizin için bir şeyler içmek isterim." dedi neşeyle.



Ceren, gülümseyerek kadehini aldı. "Peki, o zaman bir kadehi de benden olsun." dedi samimiyetle.



İkisi, birlikte yemeklerini yerken samimi sohbetler etmeye başladılar. Ceren, uzun zamandır ilk kez kendini bu kadar rahat ve mutlu hissediyordu. Geçmişin acıları, artık ona çok uzakta kalmıştı.



Yemek bittiğinde, Ceren garsonun elini sıkarak gülümsedi. "Gerçekten çok teşekkür ederim. Bugün bana gösterdiğiniz anlayış ve destek sayesinde, kendime olan güvenim yeniden yeşermeye başladı."



Garson, Ceren'in elini sıktı. "Beni çok mutlu ettiniz. Yeni bir hayata başlamanız için güç vermeye çalıştım, umarım başarılı olmuşumdur." dedi içtenlikle.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Eminim ki, başarılı oldunuz. Artık ayrılığın acısını atlatmaya başladım ve yeni bir sayfa açmaya hazır hissediyorum kendimi."



Garson gülümsedi. "Bunu duymak beni çok mutlu etti. Umarım bundan sonraki yaşam yolculuğunuzda hep yanınızda olabilirim." dedi samimiyetle.



Ceren, garsonun elini sıktı. "Eminim ki öyle olacak. Siz benim için çok değerli birisiniz artık." dedi içtenlikle.



İkisi, birbirlerini sımsıkı kucakladılar. Ceren, uzun zamandır ilk kez kendini bu kadar güvende ve değerli hissediyordu. Belki de burada, yeni bir başlangıç yapma şansını bulmuştu.



Ceren, garsona minnettarlıkla baktı. "Bana gösterdiğiniz anlayış ve desteğe minnettarım. Umarım bundan sonra da yolumuzu sık sık kesiştirebiliriz."



Garson gülümseyerek başını salladı. "Tabii ki, bana da çok iyi geldi sizinle tanışmak. Hayatınızın geri kalanında da yanınızda olmaktan mutluluk duyacağım."



Ceren, güven dolu bir gülümsemeyle garsona baktı. Artık geçmişin acıları onu sarmıyordu. Yeni bir başlangıç yapmak için hazırdı.



İkisi, elele çıkıp restoranı terk ettiler. Ceren, umutla geleceğe bakıyordu. Belki de burada, yeni bir sayfa açacaktı.

Hiç yorum yok: